Yaşanan Trafik kazası sonucu oluşan suçluluk duygusunun insanın yaşamın da yarattığı travma, bir insanın yaşamını ve sağlığını nasıl etkiler? Gerçek karakterler ile an be an yaşanan ve gözlenerek kaleme alınmış bir yaşam öyküsü.
Yıl 2004, 17 yaşın da bir kız ailesi ile bir piknik dönüşü trafik kazası geçirir. Bu kaza da ailesinin tüm fertlerini kaybeder ve hayatta tek başına kalır. Yaşaması gereken hayatı yaşamaya başlar. Eğitimlerini tamamlar ve hayat akıp gitmeye devam eder. Fakat bu süreç için de kazadan dolayı duyduğu suçluluk ve korku duygusu onun hayatını olumsuz yönde etkilemeye başlamıştır.
Kendisin de oluşan kişilik bölünmeleri akıl sağlığını etkilemeye başlar. Yaşanmışlıklarını, toplumsal ve manevi değerleri ve sorunsalları sorgulamaya başlar. Sorgulamanın boyutu o kadar genişler ki halüsünasyonlar görür ve kendisine karakterler yaratıp onlarla kendisini ve yaşamı sorgular. Ve doktorlar kıza Hebefrenik şizofreni teşhisi koyarak hastaneye yatırmak zorun da kalırlar.
Sorgulamanın boyutu ve bir sınırı olmalı mı?
Yaşanmışlıklar unutulur mu?
Duygular, kavramlar ve felsefenin insan hayatında ki önemi nedir?
Bunu okuduğunuz da kimin ve kendi hayatınız da neleri değiştireceğine kendiniz karar verin.